9 Aralık 2016 Cuma

HALİKARNAS BALIKÇISI




HALİKARNAS BALIKÇISI CEVAT ŞAKİR KARABAAĞAÇLI

“Mavi Yolculuk”lara yelken açmış Cevat Şakir Kabaağaçlı veya tanınan adıyla Halikarnas Balıkçısı’nı, aynı zamanda bir Bodrum aşığı olan Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı kimdir hep beraber bakalım.
Mavi Yolculuğuna Girit’te başladı
17 Nisan 1890 tarihinde, Osmanlı’nın son köklü ailelerinden Kabaağaçlızade Şakir ailesine mensup olan babasının görev yaptığı Girit’te dünyaya gelir. Babası Girit ve Atina’da elçilik, valilik görevlerinde bulunan Mehmet Şakir Paşa, annesi ise Giritli Sâre İsmet Hanım’dır.
Paşa amcanın ismi
II. Abdülhamit devri sadrazamlarından olan amcası Cevat Şakir Paşa’nın iki evliliğinden de çocuğu olmadığından ve doğacak çocuğu kendi çocuğu gibi benimsediğinden, kendisine amcasının ismi verilir.
Sanatçı bir aile
Cevat Şakir, altı çocuklu ailenin en büyük çocuğudur. Kendisi gibi diğer kardeşleri de sanatta çok yeteneklidirler. Kardeşlerinden Fahrelnisa Zeyd resim alanında, Aliye gravür alanında üne kavuşur; Hakkiye’nin kızı Füreya Koral, ilk Türk kadın seramikçi olurken, Fahrelnisa’nın çocukları Nejad Devrim ressam; Şirin Devrim ise tiyatrocu olur.
Deniz ve tarihe olan merak
Cevat Şakir, çocukluk hayatının ilk yıllarını babası Şakir Paşa’nın elçi olarak bulunduğu Atina’da geçirir. İlköğrenimini Büyükada’da, orta ve liseyi 1907’de Robert Kolej’de tamamlar. İngilizceden tercüme olan ilk yazısı aynı yıl İkdam Gazetesi’nde yayımlanır. Lise öğreniminden sonra İngiltere’de denizcilik öğrenimi yapmak ister ama ailesinin ısrarı ile Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi görür. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek bir müddet İtalya’da kalır ve burada resim öğrenimi görür.
Baba katili ve kürek cezası
İstanbul’a döndüğünde gazete ve dergilerde yazılarını yayınlamaya başlar. Bir müddet sonra (1914 yılında) maddi sıkıntı içine girdiğinden, Afyon’a giderek babası Mehmet Şakir Paşa’nın Kabaağaçlı Çiftliği’ne yerleşir. Burada bir süre yaşayan Cevat Şakir, çiftlikte babasıyla yaşadığı bir tartışma anında silahla babasını vurarak öldürür. Bu olaydan sonra cinayet iddiasıyla yargılanarak 15 yıl kürek cezasına çarptırılır. Cezasının yedi yılını çektikten sonra, baş gösteren verem hastalığı nedeniyle tahliye edilir.
Hayatını yazarak ve çizerek devam ettirir
1925 yılına kadar geçimini haftalık dergilerde tercümeler, yazılar yayınlayarak, resim ve yeni tarz tezhipler yaparak, karikatür çizerek ve renkli dergi kapakları hazırlayarak temin eder. Türk basınında kapakçılığın gelişmesinde katkısı vardır.
Bir öykü yazar İstiklal Mahkemesi’nde yargılanır
Dört asker kaçağının kadersizliğiyle ilgili olarak Hüseyin Kenan takma adıyla kaleme aldığı 13 Nisan 1925 tarihli “Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler” başlıklı öyküsünden ötürü İstanbul İstiklal Mahkemesi’nde yargılanır. “Memlekette isyan bulunduğu sırada, askeri isyana teşvik edici yazı yazmak” tan suçlu bulunur. Mahkeme başkanı Ali Çetinkaya tarafından idama mahkûm edilmek istenirse de, Kılıç Ali Bey’in önerisiyle kalebentlikle Bodrum’a sürülür ve üç yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum’da tamamlar.
Bodrum sevdalısı bir mahkum
Cezasının son yarısını İstanbul’da tamamladıktan sonra, doğal güzelliklerine hayran kalarak çok sevdiği ve halkıyla kaynaştığı Bodrum’dan uzak kalamaz ve Bodrum’a yeniden dönüp yaklaşık yirmi beş yıl kalır burada.
O artık Halikarnas Balıkçısı’dır
Bodrum’un antik çağdaki adı olan Halikarnas’ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum’da balıkçılık dahil çeşitli işlerde çalışır. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum’da yazar. İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye, üçüncü evliliğini Hatice Hanım’la yapan Cevat Şakir’in üç evliliğinden beş çocuğu olur. Çocukları ortaöğrenim çağına gelince, o yıllarda bu kasabada ortaokul bulunmaması sebebiyle ailesi ile İzmir’e taşınır. Yaşamını yazarlık ve turist rehberliği yaparak sürdürür, rehberlik kurslarında da dersler verir. 13 Ekim 1973’te İzmir’de kemik kanserinden vefat eder. Vasiyeti üzerine Bodrum’a gömülür. Kabri Bodrum Gümbetteki Türbe Tepesi’nde manevi oğlu Şadan Gökovalı ile seçtiği yerdedir ve burada bir de adına Halikarnas Balıkçısı Müzesi kurulmuştur.
Deniz ve denizcilerin yazıncısı
Cevat Şakir özellikle 1926’dan sonra deniz hikâyeleriyle tanınır. Konularını Ege ve Akdeniz Bölgesi kıyıları ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkarır. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitoloji hazinesinden ilham alarak, denize karşı sonsuz bir hayranlıkla şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikâye ve romana geçirir.
Devlet Kültür Armağanı’na layık görüldü
Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı’na Kültür Bakanlığı tarafından 1971 yılında Devlet Kültür Armağanı verilir.
Mavi Yolculuk’la dünyadan kaçmak
Cevat Şakir Bodrum’da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikirini ve uygulamasını gerçekleştirir. Bu Mavi Yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, İstanköy peksimeti, tütün ve rakıdır. Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemekti. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Oysa ki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur. Bu yolculuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir.
Bodrum’u tepeden seyreden bir Bodrum aşığı
Doğum gününde Halikarnas Balıkçısı’nı saygıyla anarken onun Bodrum için yazdığı şiiriyle noktalıyoruz yazımızı.
Bodrum’da

Yokuş başına geldiğinde
Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki sen
Geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekiler de
Böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum’da
Bırakıp gittiler…
NURTEN BENGİ AKSOY